ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2016 Cumartesi

Erkek Milletinin Bir Kadına Asla Almaması Gereken Hediyeler

Vakt-i zamanında erkeklere alınmaması gereken hediyelerden bahsetmiştim. Bir kadına hediye almanın zamanı olmaz ama hazır sevgililer günü geliyorken zinhar alınmayacak hediyeleri listeleyim dedim tabi kendi adıma :)

Çiçek
Arkadaşlar önce şunu kabul edelim çiçek bir hediye değildir. Evet çiçek severiz, ara sıra gönderin hiç sorun değil ama bunu hediye diye alan erkek son dakikacıdır, kafa yormayandır. Hani biz kadınlar size hediye alırken on bin kez düşünüyor, son 1 ayda ağzınızdan çıkanları kafamızda tarayıp acaba ihtiyacı olan bir şeyden bahsetti mi alacağım hediye işine yarasın diye kafa yoruyoruz ya ondan siz de azıcık saksıyı çalıştırın pls :p

Mum
Bence bu kimsenin birbirine almaması gereken bir hediye. Ne zaman hediye olarak kabul edilmeye başladı bilmiyorum ama ne mana canım?

Mutfak ve Temizlikle Alakalı Şeyler
Bir kadına elektrik süpürgesi, mutfak robotu vs almak aa canım ben senin hayatımın aşkı olduğunu unuttum benim için mutfakta aşçı, evde hizmetçi gibisin demek değil de nedir ya. Ha eşiniz/sevgiliniz özellikle belirttiyse bana böyle şeyler al diye sizi tenzih ediyorum.

İç çamaşırı
Bir kadına iç çamaşırı almak büyük bir risk. Aldığınız çamaşır çok frapansa sen ne sanıyorsun beni diye suratınıza tokat da yiyebilirsiniz misal. Bir de sizin de pay alacağınız bir hediye hiç bir kadını memnun etmez. Hem bu da pek bir kolaya kaçmak oluyor.

İşine Yarasın Derken..
Aslında kadınlar da sizin gibi işine yarayan hediyeleri sever ama işine yarar diye lazer epilasyon, diet kitabı, tartı falan almayın diye söylememe gerek yok sanırım.

Kendinizin Çok İstediği Bir Şey
Uzun zamandır gitmek istediğiniz bir tiyatro oyunu var diyelim. Şimdi ona 2 bilet alıp da bak canım sana ne hediye aldım dediğinizde yüzümüzde yalandan bir gülümseme ile teşekkür ediyoruz biliyorsunuz değil mi?

Evcil hayvan
Hayvanlar hediye değildir, bu nedenle sadece sevgilinize değil kimseye bir hayvanı hediye etmeyin!

Parfüm
Bunu alanlara tek sözüm var: Çok sıkıcısınız :S

Hiçbir şey
Her ne kadar bu sene bir şey alma desek de bunu ciddiye almayın. Ufacık da olsa bir hediye ya da hediyecik alın. Kitap olur, şal olur yani ne olduğu önemli değil ama bu durumda hediyesiz kalmak 9 kusurlu hareketten en büyüğü.


Sizi bilmem ama özellikle doğum günüm benim için yılın en önemli günü çünkü evlilik yıldonumu, yeniyıl, sevgililer günü vs. hep başkasıyla paylaşılan günler.  O nedenle doğum günlerinde sadece bana ait, benim için alınmış/hazırlanmış ve keyfini sadece benim çıkaracağım hediyeler istiyorum. Örneğin iki kişilik bir tatil evlilik yıldönümü için süper bir hediye iken doğum günüm için olmaz asla. Benim günüm benim hediyem senin ne işin var orada :)

Dün 15 saat uyuduğum için uyku tutmadı hala ama bu saatte de bu aklımla ancak bunlar çıktı. Eklemek istedikleriniz varsa yorum yazın, sizin fikirlerinizi de merakla bekliyorum :)




15 Haziran 2015 Pazartesi

Dipsiz Kuyu - Beklentiler vs Gerçekler #2

Daha önce ilişkilerdeki gerçeküstü beklentilerden bahsetmiştim birazcık, okumadıysanız sizi şöyle alalım. Tabi ki beklentileri boşa çıkanlar sadece kadınlar değil, erkeklerin de kadınlardan istediği ama gerçekleşmesi %0,01 ihtimal olan şeyler de yok değil :)

Benimle her türlü fast-foodu, kebabı, abur cuburu ye ama mükemmel bir vücudun olsun - Oldu canım, başka arzun. Biz de çok isterdik o homini gırtlak takılıp da kilo almayan kızlardan olmayı da senin için değil sadece. Siz gecenin ikisinde eve lahmacun söylediğinizde bizim de eşlik etmemizi beklemeyin bir zahmet. Ha benle ye iç dersen de o kiloları dert etmeyeceksin o zaman.


Hep güzel görün, iyi giyin ama hazırlanman kısa sürsün - Duştan çıktın, ne giyeceğine karar vermek yarım saat en iyi ihtimal, altına giyecek ayakkabıya hadi 10 dakikada karar verdin, çantaya 5. Eşyaları seçtiğin çantaya yerleştir, ııh olmadı bu çanta şunu kullanayım derken gitti bi 5 dakika daha. Sıra geldi saç-makyaja. Saçı toplayım zamandan kazanayım desen 10 dakika, makyajı abartmayım kapatıcı+maskara+allık+ruj yeter desek 10 dakika daha. Evden çıkabilirim nihayet 70 dakika sonunda! Hala bize hadi dışarı çıkalım der demez çıkabileceğimize inanan erkekler varsa diye şeyettim :p

Her haltı beraber yiyelim, kıçından ayrılmayım ama ciddi bir ilişkimiz olduğunu düşünme - İş çıkışı buluşalım, yemek yiyelim, eve gidelim, yatalım- uyuyalım, sabah seni işe bırakayım akşam arkadaşlarımlayken seni çağırayım, haftanın beş günü beraber takılalım.. Ne ilişki mi, yok canım biz öylesine takılıyoruz deme , kadını katil etme! 

Futbol izlerken konuşma, televizyonun önünden geçme - Nefes de almayım olur mu? Maç 90 dakika, arada da Rıdvan'la Gültekin'in maç arası yorumunu izliyoruz, oldu mu sana 120 dakika. Taş olsa çatlar, kanalı değiştir der. Bugün işte şu oldu, yok onun kocası bunu yapmış, yok bunun sevgilisi şunu almış der. Ay bu formayı çok aramışlar mı neden bu renk, hakem niye kart gösterdi, bu gol niye sayılmadı diye de sorar benden söylemesi.


Daha liste uzar gider de insaflı olayım dedim, sizin ekleme yapma hakkınız var tabi :)


14 Haziran 2015 Pazar

Dipsiz Kuyu - Beklentiler vs Gerçekler #1

Dürüst olalım söz konusu ilişki olunca iki cinsinden birbirinden gerçeküstü beklentileri olabiliyor. Daha gerçekçi olsak her şey daha da güzel olacak sanki. Olayı kadınlar ve erkekler açısından ayrı ayrı ele alacak olursak, ladies first diyip kadınların bir erkekte istedikleri imkansız özelliklere göz atalım:

Başka kadınlara bakma! - Sanırım içlerinde en zor olanı bu. Sevgiliniz/kocanız gözüne sokmadan da olsa mutlaka yanından geçen kadını iki saniyeliğine de olsa süzmüştür. Ne yalan söyleyim ben hiç yakalamadım bu zamana kadar ama yapmaz da diyemem. Ki flört amacı gütmeyen, sadece anlık dikkat çekmeden mütevellit bu bakış bana masum geliyor işi öküzlük raddesine ilerletmedikleri sürece. Hem hangimiz karşı cinsten dikkat çekici biri ortama girdiğinde baştan aşağı süzmüyor ki:)


Daha duygusal olamaz mısın? - Erkeklerden bir bebek görünce sizin gibi yüzünün şekilden şekile girmesini, ona yazdığınız bir notu saklamasını vs. bekleyip yapmayınca onları duygusuz/odun olmakla suçlamayın lütfen. Sonuçta azıcık romantik ol diyince aklına seni seviyorumdan başka bir şey gelmeyen canlılardan bahsediyoruz. Onlardan bizim gibi en küçük bi anda bile gözlerinden iki damla yaş süzülmesini beklemiyorsunuz değil mi?


Şişeyi ağzına dayarak su içme! - Anneleri bile yola getirememiş zamanında siz onlarla nasıl baş edeceksiniz. Yanınızda yapmasa bile siz mutfakta yokken o sular, sütler bardak yüzü görmeden direk şişesinden/kutusundan içiliyor haberiniz olsun.


O gömleği mi giyeceksin? - Giyim zevklerini eleştirmek ya da değiştirmeye çalışmak da beyhude bir uğraş bence. Ha ben ömür boyu ne giyeceğini seçerim uğraşırım onunla derseniz kolay gelsin. Ama siz elinizi çektiğiniz anda eski haline dönecek bunu bilin.


Erkeklerin ise pek sevgili hemcinslerimden istedikleri imkansız şeyler bir başka yazının konusu olsun o zaman:)

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Dipsiz Kuyu - Ağzı Olan Konuşuyor!

İlişkiler hakkında konuşmaya doyamadım sevgili okur :)
Her ne kadar ilişki iki kişi arasında geçiyor olsa bazı dış etkenler de var tabi. Ne-kim bunlar diye soracak olursanız ben deyim ilişkisini sizinkiyle kıyaslayan arkadaş, siz deyin sizi tanımayan ama ilişkiniz hakkında konuşma hakkını kendinde gören gereksizler bla bla...

Kendimden örneklerle başlayım. İlişkiniz hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar var mesela. A. nın projelerini yönettiği müşterilerinden biri var ki kendisini şahsen hiç tanımama rağmen o beni çok iyi tanıyor sanırım. Zira üst düzey bir yönetici olan bu kadın ne zaman A. larla toplantısı olsa ağzından çıkan ilk cümle "Aaa çok zayıflamışsın, eşin sana iyi bakmıyor demek ki A. Hayır kendisini pek tanımıyorum ama mutfakla arası iyi değil galiba, bak evlendiğinden beri sürekli zayıflıyorsun." Bir de benimki de gelip bunları bana anlatıp sinirlerimi zıplatıyor. Hayır bir kere sen müşterisin yani iş yaptırdığın adamla neden böyle bir konuşmaya tenezzül edersin. Ki evlenmeden önce de o adamın karnını doyuran bendim ilk kez nikahta görmedik birbirimizi herhalde. Onu da geçtim A. ki damat olacağım diye düğünden önce forma girmek için kasan ve 10 kilo zayıflayan biri - evet bir terslik var burada farkındayım :p , adam son yıllarda fit olcam diye kasıyor hemen bana çamur atmak neden. Ha tabi kendisi 40 yaşında ve hala bekar olduğundan benim A.yı gözüne kestirmişti falan diye düşünüyorum ama yedirtmezler şekerim :p

Özellikle arkadaş çevrenizde ya da iş arkadaşlarınız arasında vs. ilişkinizi kendisininkiyle kıyaslayanlar çıkacaktır. Geçen arkadaşımla konuşuyoruz muhabbet aynen şu:

Arkadaş - Ne yapacaksın iş çıkışı?
Ben - Ceren ile buluşacağım muhtemelen oradan da bize geçeriz.
Arkadaş - bu arada A. n'apıyor, geliyor mu o da?
Ben - Yok ya o da iş çıkışı spora geçer sonra da Muratlarla takılır biraz.
Arkadaş - Ay biz de sizin gibi olacak mıyız evlenince acaba, ayrı bir şeyler yapabilecek miyiz? Hiç sanmıyorum ama.


Şimdi bir er kişi bunu son cümleleri okuyunca e bir şey dememiş ki kız diyebilir. Ama bu cümlelerin altını deştiğinizde çıkan anlam ay biz hiç ayrılamıyoruz birbirimizden , iki  dakika ayrı kalsak özlüyoruz, çok aşığız biz ya diye uzar gider aslında. Lakin ben bu arkadaşa A. ile göbek bağımızın beraber kesilmediğini anlatma zahmetine girmedim çünkü benzer bir tepkiyi A. ile aynı spor salonuna genelde farklı saatlerde gittiğimizi öğrendiğinde de vermişti. Bazı insanlar kadın ve erkeğin her daim beraber olmasına, her aktiviteyi beraber yapmasına kutsal bir anlam yüklüyor biliyorum ama ben onlardan değilim en azından. Tam tersine bunun boğucu olduğu kanaatindeyim. Daha önce bu konuda çok konuştum ondan uzatmayacağım :)

İlişkiler üzerine diğer sallamalarım:


2 Temmuz 2014 Çarşamba

Er Kişiye Doğumgünü Hediyesi Almak Ya Da Almamak

Şimdi yine ota boka ahkam kesen insan moduna bürünmüş olacağım. Benim için bir erkeğe hediye almak daha doğrusu farklı bir şey bulmak çok zor. Çeşitli forumlarda falan kocamın doğumgünü ne alayım, yok sevgilimin doğumgünü nasıl sürpriz yapayım diye kafayı yoranlar var. Şimdi size ne alın demeyeceğim ama ne almayın diye o forumlardan ilham alarak bir şeyler karalamazsam olmaz :D

İkinizin fotoğrafını verip yok puzzle, saat, kupa vs. gibi şeylerden yaptırmayın sakın. Bir kere adamın doğumgünü ne işin var senin hediyenin içinde. İkincisi emin olun karşınızdakine zerre etki etmeyecek bu. Siz erkekleri bizim gibi duygusal mı sanıyorsunuz. Ki bana böyle hediye alan bir erkekle de işim olmaz benim ama neyse konu o değil :)

Yok bu zamana kadar olan çektirdiğiniz fotoğrafları, gittiğiniz sinema biletlerini, beraber seyahat ettiyseniz ordaki broşürleri, uçak biletlerini kalplerle falan kutulara doldurup sevgilisine verenler vardı eskiden. Hala varlar mı bilmiyorum ama hiçbir erkeğin bundan etkilenip ah sevgilim ne düşüncelisin, her anımızı saklamışsın diye boynunuza atlayacağını sanmayın. Olsa olsa adamın gözünde istifçi olursunuz, yarın ben bunla evlensen çöp ev diye evimi basarlar diye düşünür benden söylemesi :)

Eğer işine hediye gönderecekseniz öyle kırmızı kadife kalpli kutular içinde çikolata ve yanında da çiçek falan göndermeyin, milleti adama güldürmeyin. Zaten kucağında i love you yazan ayıcıklardan falan bahsetmiyorum hiç dikkat ettiyseniz.


Şimdi özene bezene sevdiği yemekleri hazırlamakta sorun yok ama sofrayı mumlarla donatıp, ondan romantik bir akşam yemeği yemesini beklemeyin. Muhtemelen sevdiği yemeklere yumulup sizi deli edecektir. O nedenle o kokulu mumlara, kırmızı gül yapraklarına boşa para vermeyin :)


Şimdi o kadar yazdın ne hediye alacağız biz bu adamlara diyecekseniz kasmayın oyun seviyorsa oyun konsolu alın, konsolu varsa oyun alın. 40 yaşına da gelse forma alın illa kendi takımının olması da gerekmiyor Barcelona, Real Madrid, Honduras, LA Lakers, Red Sox falan fark etmiyor onlar için pek :) Saat alın ki çoğu saatlere tutkun olduğundan en tercih ettiğim hediyedir kendi adıma :) Adamın dona ihtiyacı varsa don alın emin olun daha mutlu olacaktır. Gidin arabasına bakım paketi alın, olmadı lastiklerini yenileyin :) Neyse lafın özü, yaratıcı olayım diye kasıp adam istediğiniz tepkiyi vermeyince ona odun, öküz gibi yakıştırmalar yapmak yerine gerçekçi olun; üzmeyin, üzülmeyin :D


p.s. bu arada bugün bana 7 yıldır katlanan er kişinin doğumgünü, ondan aklıma geldi bu karaladıklarım.

1 Temmuz 2014 Salı

Dipsiz Kuyu - Dırdır Out, Taktik In

Kadın-erkek ilişkilerinde oyunlara, sürekli bir sonraki hamleyi düşünmeye karşıyım aslında. Ama uzun süreli ilişkilerde bazen isteklerinizi elde etmek için bazı küçük,masum oyunlar kaçınılmaz oluyor. Şahsen sürekli ağlayarak ya da dırdır ederek istediklerini yaptırmak yerine bu oyunların daha saf kaldığı kanısındayım.
Misal kırmızı ete ne dokunmayı ne de pişirmeyi sevmiyorum. Şimdi evdeki er kişiye hadi sen pişir desem nazlanacak zaten evde kırk yılda bir yemek yaptığımızdan yok üşengeçsin diyecek falan vs. Onun yerine gerek aile gerekse arkadaş ortamında ne zaman konusu açılsa A. çok iyi et pişirir, tam orta pişmiş. Ben çok kurutuyorum, hem marine etmeyi de beceremiyorum diye bir kaç kez övdükten sonra olay çözülüyor aslında. Bir dahaki sefere akşama yemekte biftek var sana uygun mu dediğimde dur canım ben hallederim diyip alıveriyor önlüğü elimden. Uzun zamandır kırmızı ete dokunmadım hala desem şaşırmazsınız sanırım :p


Hediyeler... Yıllardır birlikte olunca hediye seçme kısmı zorlayıcı oluyor özellikle erkekler için. Açıkçası biz kadınlar da bizi aşırı şaşırtmasından ziyade işimize yarayacak, cidden kullanacak bir şeyler istiyoruz. Övünmek gibi olmasın gerek arkadaş, gerek anne-baba, gerekse sevgili söz konusu olduğunda tam bir hediye uzmanıyımdır, arkadaşlarım doğumgünlerinde alacağım hediyeleri merakla bekler. Hal böyle olunca bana alınan hediye sevmediğim bir şey olursa hayatta kullanmam, bu durumda hem karşımdaki hem de ben üzülüyorum. Neyse ne tesadüf ki geçenlerde ipadde, o çok beğendiğim saatin sayfası açık kalmış. Ve yine ne tesadüftür ki 2 gün sonra o saat masamdaydı :p

Alışveriş.. Bazen alışveriş tutkumuza anlam veremedikleri ya da peşimizden alışverişe gelmek istemedikleri oluyor bu erkek milletinin, haklılar da laf aramızda. Buna da kendimce bir çözüm buldum. Ne alacaksam o markadaki erkek ürünlerini hemen tarayıp hayatım bu gözlük tam senlik bak nasıl yakışır yüzüne, ya da bu gömlekler senin vücuduna çok yakışıyor omuzların daha da geniş duruyor bir ara gidelim dememle evden çıkıp soluğu alışveriş merkezlerinde almamız bir oluyor. Tabi ki o bir alana kadar ben yanına 3 parça ekleyip kasada yerimi alıyorum :)

Futbolu sevmeyen bir insan değilim, bizim ligi, la ligayı falan izlemekle bir sorunum yok. Dünya kupası maçlarını da keyifle takip ediyorum ama bazen gün içinde o kadar maç izlemek fazla geliyor. Şimdi film izleyelim vs. desem 4 yılda 1 ay olan bir olaya katlanamamış olacağım. Neyse ki bazı takımların formalarını Nike hazırlamış ama formalara slim fit demek az kalır. E tabi maç izlerken "ana nasıl kas yapmış adamlar bizdeki futbolcular hem kısa hem göbekli.", "Oha adamın baldırlarına bak" falan gibi tepkilerle izliyorum sonra nedense o kanal değişiveriyor hemen :)


İlişkiler üzerine diğer sallamalarım:

8 Nisan 2014 Salı

Dipsiz Kuyu - Evlilik

Ahkam kesmelere doyamadım sevgili okur, farkındayım. Henüz evliliğinde 2 yılı bile doldurmamış bir insanım ama 20 yılı dolduranın bile bu konuda ukalalık taslamaya hakkı yok bence. Benimki kendi halimde saçmalamalarım olsun:)

Öncelikle şunu unutmayın söz konusu ilişkilerse herkes için geçerli bir doğru yoktur. Bir nevi diyet gibi düşünün, herkesin listesi farklıdır. Onu incecik yapan liste, senin kilolarına kilo katabilir. Bundan sebep evliliğinizi, ilişkinizi asla başkalarıyla kıyaslamayın. Gördün mü Eda'nın kocası 5. ay dönümümlerini kutlamış, o çok beğendiğim çantayı almış diye kocanızın başının etini yemeyin. Ya da birbirimizin cümlelerini tamamlayan çiftlerden olmayın, ne olacak? Tam tersine bilmeyin ne diyeceğini ki her konuştuğunda ağzının içine bakmaya sebebiniz olsun

Kendimle çelişeceğim ama evlilikle ilgili tek bir gerçek var evlenen herkesin kilo alması. Kadının ev pasta-börek koksun hevesi, erkek kısmının ise yıllardır yalnız yaşamaktan sıkılıp isteklerini yapacak birinin olması derken gece yarısından sonra yenen kızartmalar, kurabiyeler, makarnalar.. Bunlar size fazlasıyla dönecek unutmayın.

Arkadaşlarıyken sizi aramaması, oyuna dalmışken sorunuza cevap vermemesini sorun haline getirecekseniz vay halinize. 

Bir de sürekli beni seviyor musun, özledin mi vs. sorularıyla boğanlar var ki genelde hemcinslerim oluyor kendileri. Gerçekçi olalım aynı evi paylaştığın bir insanın 1-2 gün evden uzaklaşması sadece 2 gün yalnızlığın keyfini çıkarayım hissiyatını doğurur. 2 gün ne yahu, millet aylarca kavuşamıyor. İnsan özledim demeye utanır.


Bir ilişkide en yapılmaması gereken şeylerden biri ise seksi silah olarak kullanmak. Şahsen adilce olmamasını geçtim, ters tepebilir :/



Bu evin reisi benim dönemleri çok geride kalmadı mı? Evli olmayan arkadaşlarla görüşmüyoruz diyen kadın var yahu kocasının arkadaşının yüzüne bakarak.Adamın ne giyeceğine, ne yiyeceğine kadar karışıyor. Sevmiyorum böyle ilişkileri. 


Çoraplarını oraya koyma, yok klozetin kapagını kaldır gibi saçma nedenlerden dolayı kavga etmek hiçbir şeyi değiştirmez, siz söylediğinizle kalırsınız. 30 yaşına gelmiş bir adamdan/kadından değişmesini beklemek hayalperestlik :)

Çiftlerin birbirini kısıtlaması da ayrı bir sorun. Her şeyi beraber yapan çiftler var saygı duyuyorum ama evli çiftler mutlaka ayrı zaman geçirmeli. Bırak adam arkadaşlarıyla çıksın, eve geç gelsin ne olacak ya da tersi, sıkma bu kadar kadını. Eğer kendini kafese hapsedilmiş hissederse bir insan, bir süre sonra o kafesten çıkmak tek derdi olur. 

Bir de tabi ki kimse boşanmak için evlenmez ama istatistiklere bakınca o olasılığı da göz ardı etmemek lazım. Tüm hayatını evliliğe adayıp, arkadaşlarını, işini, kendi zevklerini ihmal edenlerin evlilikleri ellerinden kayıp gidince bu kadar bocalamaları hep bu yüzden.


İlişkiler üzerine diğer sallamalarım:

26 Şubat 2014 Çarşamba

Dipsiz Kuyu - İlişkiler

Kadın-erkek ilişkileri.. Hakkında milyonlarca şey yazılmıştır bir o kadar da yazılır. Ben de eksik kalmayayım dedim. Benim için bir ilişkinin en büyük bugları nelermiş onları konuşmak istedim.

1. Halka açık yerlerde sevgilinize trip atmayın. Erkekler hele siz tribin yakınından bile geçmeyin :)

2. Sürekli beni seviyor musun, şöyle olsaydım da beni sever miydin diye olmayacak olasılıklar üzerinden konuşup karşınızdakini boğmayın.

3. Söz konusu iltifat olunca erkeklerin işi kolay, bizim saçımıza, giysimize hele de aklımıza övgü yağdırsanız mest oluruz ama erkeklerin iltifat anlayışının bizden farklı olduğunu unutmayın. Ay çok sevimlisin, çok tatlısın gibi kalıplar, "sevgilim sen ne kadar zayıfladın"ın bizde yarattığı etkiyi yaratmıyor onlarda bunu bilin.

4. "Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım, Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.
Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım.Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm" gibi Kanuni'nin Hürrem'e yazdığı şeyleri beklemeyin. Arada bir şiir size okuyorsa, anlam bozukluğu olmadan romantik iki cümle kurabiliyorsa şu ülke sınırları içinde yaşayan kadınların çoğundan şanslı olduğunuzu unutmayın :)



5.Erkekler, sevgilinizin her canı sıkıldığında suçu kendinizde arayıp soru yağmuruna tutmayın. Hayır o kadar kurcalayınca eninde sonunda suçlu çıkarsınız zaten benden söylemesi. 

6. Gereksiz kıskançlıklar yapmayın. Bırakın adam halı sahaya giderken ya da bir yerde arkadaşlarıyla maç izlerken de sizden ayrı olsun. Yapışık ikizler değilsiniz sonuçta. Aynısı erkekler için de geçerli. Kız kıza eğlenmeye çıktığımızda "ben sana değil etraftaki erkeklere güvenmiyorum" klişesine sığınmaktan vazgeçin.



7. Yalan söylemeyin. Bir defa yalanınınız ayyuka çıkarsa yandığınızın resmidir. Gece arkadaşlarınla dışarı çıkacaksın sadece belki niyetin kötü değil  ama bunu saklarsan direk ne haltlar karıştıracaktı da sakladı durumuna düşersin. Ama haber versen zaten bir şey yapacak olsa söylemezdi diye bizim içimiz senin de kafan rahat eder.