Şimdi Ned Ludd diye bir abimiz var kendisi tekstil işinde çalışıyor, sanayi devrimi başlamış mekanik dokuma tezgahları üretime dahil olmuş falan e abim de korkuyor bunlar beni işimden edecek diye. Onun gibi düşünenler de isyan ediyor ama niyetleri kötü değil dertleri ailelerini doyurmak, başlarını soktukları yerden olmamak. Napıyorlar biliyor musunuz bu tezgahları yerle yeksan ediyorlar, kullanılamaz hale getiriyorlar. Lakin İngiliz hükümeti de cezayı kesiyor sen misin bu makineleri kıran, bozan diyor ve bu 17 adamı idama mahkum ediyor.
Daha sonra isyan büyüyor tabi. Sadece tekstil işçileri değil makinelerin çalışma hayatına girmesiyle her alanda bir isyan başlıyor adını Ludd abimizden alan bu hareket tüm Avrupa'yı sarıyor desek yeri.
İşte bu isyandan etkilenen o zamanın Avrupa'sının demiryolu işçileri de grev yapmak ve protesto etmek amacıyla ayaklarındaki takunyaları yani saboları şimendiferin makas kıskaçlarına sokup tren seferlerini durduruyorlar. Hatta tekstil işçileri de makinelerin dişlilerine yine bu terlikleri sıkıştırıp aletleri perte çıkarıyor yani sabote ediyor. Gel zaman git zaman sabotaj kelimesi de bu eylemlerden dolayı hayatımıza giriyor
Anlayacağınız şu görüntüsüne katlanamadığımız Sabolar direnişin temsilcisiymiş de haberimiz yokmuş.