19 Ocak 2015 Pazartesi

Tek Derdim Instagram #2

Uzun zaman oldu değil mi? Yoğunlukla tembellik harman olunca bu kadar ara vermek de kaçınılmaz oldu. Ev taşımaydı, tez önerisi savunması falandı derken buralara bakamaz oldum. Açıkçası o yoğunlukta yazmak da gelmedi içimden vaktim olsa da. Herkesin isteksiz bir dönemi oluyor sanırım, zira takip ettiğim blogların çoğunda haftada bir post bile görmez oldum - oh be yalnız değilim.
Hal böyle olunca dönüşü her bloggerin kurtarıcısı olan instagram derlemesiyle yapayım dedim. Buralarda yokken böyle geçti günler işte :)

#1 Söz konusu dünya temalı şeyler olunca evinde sadelik seven, duvarına bir resim bile asmayan ben kendimden geçiyorum. Bu stickeri da ev dekorasyon sitelerinden birinde görüp evin girişinde nasıl olur diye hayal ederken 150 tl lik fiyatı beni kendime getirdi :) Hemen aliexpresse ışınladım ve 7-13$ arasında değişen fiyatlara muadillerini görünce aldım, gelir bugün yarın bakalım nasıl çıkacak.

#2 Kitaplığımı düzenlerken fi tarihinde okuduklarımı tekrar hatırlamak için okuma listesine ekledim.

#3 Yeni evde ilk kahvaltı davetini verdim en sevdiklerime. Hoş taşınalı 2 ay oldu ama 3 kez kahvaltı yaptım evde desem yalan olmaz. Son günlerde haftasonu bile çalışıyorum, yazık bana :(

#4 Bu küreyi de çok sevdim. Mantar pano gibi bir şey aslında, gittiğiniz ya da gitmek istediğiniz yerleri pinleyebiliyorsunuz. Satış fiyatı 250$ gibi bir şey olsa gerek ama ülkeye gönderimi yok maalesef. Benzerini bulabilir miyiz ki?

#5 Emrah Serbes'in bu kitabını çok sevdim. Pek adetim değildir ama bu kitabı okurken epey altını çizdiğim şeyler oldu.

#6 Yeni merakım karşınızda. Amigurumide pek dikiş tutturamayınca hama boncuklarına el attım. İlk çalışmam olur kendisi. Epey yol katettim ama. Paylaşırım bir ara blogda.

#7 İçindeki pinup aşkı bambaşka. Bizimki gibi gecenin 2sinde sucuklu yumurtaların hazırlandığı,  patateslerin kızartıldığı, kurabiyelerin yapıldığı bir mutfağı tanımlayan daha iyi bir şey olamazdı sanırım. Tabelanın hakkını veriyoruz, 7/24 açığız :)

#8 Haftasonları çalışıp akşamları dışarı çıkamayacak kadar içi geçmiş bir insanım zaten bir de buna kar-kış eklenince iyice ev kuşu olduk. Sıcacık evimde elimde Heineken, fonda Michael Jackson'dan - i can't stop loving you. Daha ne olsun :)

#9 Ve kar yağdı. O değil de yıllardır ne karda kışta okula - işe geldik sesimiz çıkmadı da 5 cm karda İstanbul için bu kadar kıyamet kopardılar ya ne zoruma gitti arkadaş, biz -20lere bana mısın demedik. Çok sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi İstanbul ailenin şımarık çocuğu gibi gerçekten.

Evet yine çenemim düştüğü, daldan dala atlayıp lafı nereden nereye getirdiğime benim de aklımın ermediği bi postun sonuna geldik. Umarım şu ataletten kurtulurum da bu kadar ara vermem bi daha :)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder