3 Haziran 2013 Pazartesi

"Sen ona oy verdin ama, biz de senin komşunuz, kardeşiniz, okul arkadasınız, kuzeniniz, abiniz, öğretmeniniz, sana bakan doktoruz. Emin ol sana o Başbakan'dan daha çok yakınız"


Ben yazmadım bunları Onur Erdinç yazmıs. Ne güzel yazmış!
Sevgili yurttaşım, arkadasım, abim, kardesim, amcam, teyzem. Birkaç günden bu yana basta Taksim Meydanı olmak üzere ülkenin muhtelif yerlerinde birşeyler oluyor, sen de hasbelkader görüyorsun. Bu konuda nasıl düşündüğünü çok iyi bilemiyorum, ama sosyal medyadan takip ettigim kadarıyla ve Başbakanın seni yönlendirdiği doğrultuda bizden pek hazzetmedigini anlıyorum veya tahmin ediyorum. Seninle aynı dili konuştuğum, aynı ülkede yaşadığım ve aynı kültürü (bir ölçüde) paylaştığım icin bizi sana anlatmak istiyorum. Benden de dinle ki, Başbakan'ını sorgula, onun dediği herseyi haşa Allah kelamı gibi kabul etme:

1) Öncelikle bu sadece bir çevreci eylem değil. Aslında öyle başlamıştı ve öyle kalabilirdi. Ama yıkım izni olmadan, yürütmeyi durdurma kararı verilmek üzere olan bir yıkıma başlamaya kalkan belediyeye insanlar engel olmak istediler. Hukuk devleti bu demektir canım kardesim. Henüz izin almadıysanız, o ise baslayamazsiniz. Bu insanlar dozerlerin önüne çıktılar ve sonra da Park'ta yatmaya başladılar. Ama bir sabah, "dağıt" emri alan polis sabah 5te bu insanları gaza ve cop darbesine bogarak dışarı attı. Bu yaptıkları KANUNLARA GÖRE SUÇTUR. Hiçkimse onlara tas falan atmamıştı, hatta aksam sadece kitap okuyup şarkılar soylemislerdi. Bu bütün demokratik ülkelerde son dece doğal karşılanan bir haktir. Asil eylem, bu insanların barışcil eylemlerine bu yanıtı reva gören devlete karsı yapılan bir "yeter artık" eylemi idi.
2) başbakan diyor ki bunlar marjinaldir, birkaç çapulcudur. Bak güzel kardesim, Marjinal demek, kelime anlamı olarak toplum normlarından tamamen ayrı, çok azınlıkta olan grup demektir. Su anda tüm Türkiye'de binlerce, on binlerce insan sokağa çıkıyor. Boyle marjinallik olmaz. Normalde hiçbir zaman sokağa çıkmamış insanlar bunlar, aralarında kimler yok ki? Üniversite ogrencileri, hocaları, öğretmenler, doktorlar, avukatlar, mühendisler, hakikaten cogu da okumuş insanlar. Dün bir arkadasım Bodrum'da göz altına alındı. Kendisi Bogazicili, üstelik AKUT üyesi, Van Depreminde bir sürü insanı enkaz altından çıkarmış bir güzel insandır. Bu adam mı marjinal? Yoksa ben, Boğaziçi mezunu, özel bir şirkette müdürlük yapan, 35 yasına kadar bir tane protesto eylemine katılmamış adam mı? Veya benim 56 yaşındaki halam mı? Yoksa dün gece saat 02:00'de Tesvikiye'de sokakta tencere çalan bası bağlı teyze mı? Yapmayın gözünüzü seveyim. Başbakanınızın sevmediği her adamı yaftalamayin. Biraz Ozgur iradenizle duşunun, bizimle yanyana yaşadığınızı hatırlayın.
3) Bu is tabii ki ağaçlara başladı, çünkü o ağaçların yerine Topçu Kışlası diye birsey yapacağız diye direniyor Başbakan. Tarihi eser değil, yeniden yapmaktan bahsediyor. Orası yapıldığında, daha önceki uygulamalardan biliyoruz ki o alan halka kapanacak. Hele AVM veya Rezidans olursa tamamen bitti, yeşil alan tamamen özel kullanıma tabi olacak. Taksim meydanindaki son yeşil alan uçmuş olacak. Dünyada hiçbir sehirde, merkezi Parklara bu kadar hoyratca davranılmaz. Yazıktir, günahtır.
4) Bu isin herhangi bir parti veya ideolojiyle de alakası yok. CHP mesela, dun son ana kadar Kadıköy'de miting yapmaya hazırlanıyordu. Hiçbir planı yoktu, asil onlar yanci oldular. Benim MHPli, ODP'li arkadaslarım beraber oradaysa, bu iste parti dahil olmamıştır güzel kardesim. Yapma etme, her söylenene kanma.
5) Sosyal Medyada "şehitlere neden üzülmediniz?" veya "Noel ağaçlarını keserken neredeydiniz?" gibi yorumlar okudum. Bunları yazanlar ne iciyor merak ediyorum. Allah iftira edeni sevmez kardesim, günahtır; biz de bu ülkede yasıyoruz ve emin olun aramızda gaziler bile var. Ayrıca biz içki de içsek, yılbaşında kutlama da yapsak Türküz, bunu unutmayın, yabancıymisiz gibi davranmayın, otekilestirmeyin.
6) Polise el kaldırmak, etrafa zarar vermek, kaldırım taslarını sökmek gibi seyleri biz de sevmiyoruz, yapana da tepki gösteriyoruz. Hatta cam kırmaya çalışanları kolundan tutup kalabalıktan atmak istiyoruz, ama ne hikmetse kaçıyorlar ve bazen telsizlerini düşürüyorlar!? Haa kaldırım tası sökmek kısmı ayrı, maalesef insan oldurebilecek kadar güçlü ve maalesef cogu zaman bu amaçla hareket eden TOMA'larin yavaslatilmasi lazım.
7) Bizim içip içip saldırdığımizi söyleyenler bile var, bunlar bir de milletvekili. El insaf, sırf sen dindarsın diye hak arayan bizleri senin gözünde küçük düşürmeye çalışan zavallı bir iftirayı bu milletvekili. Ve maalesef sen bu iftiraciya oy verdin benim canım kardesim. Bizim halk geleneğimizde vardır, zulme, namerde direniriz biz. Milli degerlerimiz sadece ıslam değildir kardesim. Köroglu bizden değil mı? "benden selam olsun Bolu beyine" demedi mı? Fatih Sultan Mehmet, tahtından ayrılan babasına isyan etmedi mı? Lütfen rica ederim, hakkı olana hakkını teslim et.
9) Biz az da değiliz o kadar kardesim. Sadece CHP seçmeni bile olsaydık 4te biri idik bu ülkenin. Ama asil baskaları var, Beşiktaş'ın Çarşı grubu var mesela, hepsi Mert cocuklardir. Sosyalistler var, komünistler var, ama Ülkücüler de var, sonra Kürtler de var, benim gibi Lazlar da var. Biz, islam jargonuyla söyleyeyim, Fil Ordusuna saldıran Ebabiller gibiyiz. Tek basına görsen az sanırsın ama ise yararız. Sana değil ama garazımız, fillere...
10) Son Tahlilde, bizim asil itiraz ettigimiz şey, kendisini hukukun ve kanunların üzerinde gören bir devlet ve onun başbakanidir. Başbakan da olsa, genelkurmay baskanı da olsa herkes hukuka saygılı olmak zorundadır ancak bu başbakan maalesef "ben yaptım oldu" demekten pek bir hoşlanıyor. Son getirdiği alkol düzenlemesi de bunun örneğidir, gezi parkı da, üçüncü köprü de. Ve biz bunların hepsine itiraz ettik, son olayda DEMOKRATİK hakkımızı kullandık ve protestoya başladık. Seni yanıltmak icin Başbakan dun dedi ki "sandıkta oy kullanmak haricindeki her uygulama antidemokratiktir." kanma güzel kardesim. Tüm dünyada en demokratik ülkelerde insanlar sokağa iner, protesto eder, hatta polise de direnir. Bunun en güzel orneklerini, gir İnternet'e, 1968 Paris yaz, Amerika Vietnam savası protestoları yaz, Occupy Wall Street yaz, hepsini kendin bul izle. Sana söylenenlerde yetinme. Başbakan su anda kendi meşruiyetini sorgulatmamak icin senin destegini istiyor. Sen ona oy verdin ama, biz de senin komşunuz, kardeşiniz, okul arkadasınız, kuzeniniz, abiniz, öğretmeniniz, sana bakan doktoruz. Emin ol sana o Başbakan'dan daha çok yakınız. Bizi dinle. Bizi gor. Bize destek olmasan da düşmanlık yapma. İstediğine oy ver, gene o Başbakan olsun ama bize zulmetmesine izin verme. Hadi canım kardesim. Selametle.

2 yorum :

  1. Keşke kardeş olarak görseler. Biz gördük aldık ne yazık ki boy ölçüsünü, zor anımızda tanımazdan geldiler. Çok üzücü.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş.çok beğendim.Sakince anlamayanlara anlatacak türde ama anlamamak için direniyorlar. 5 duyu organları olduğunu unutuyorlar.

    YanıtlaSil