mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2014 Salı

Beni "Mim"lediler Sen Kaç! #4

Mimden korktuğım kadar bir şeyden korkmuyorum desem :) Zira anlatacakları o kadar ilginç olan bir insan değilim verdiğim cevaplarla tatava yaptığımı düşnüyorum. Lakin Buddha mimlemiş hemen yapayım dedim, sanmayın ki o adaleli kollarından tırstığımdan :p

Neyse daha fazla uzatmadan mime geçelim efendim. İlk sorumuzla başlayalım:

1. Blog ismin neden bu? Özel bir anlamı var mı ki?
Daha önceki mimlerde de bahsettim bundan. Özel bir anlamı olmadığı gibi sevdiğim de söylenemez. Hayır insan bi blog açıyor durup düşünür azıcık di mi adını ne koysam diye. Aklımca tek derdim ne giysem olacak kadar yüzeysel bir insanım diye kendimce ironik bir başlık attım ama kaldı öyle. Lakin bu alanda bu isimle anıldığımdan değiştirmek işime gelmiyor :)

2. Hayatının en acı olayı ne ki? Ölüm dışında, sana ders veren bir şey yaşadın mı hiç?
Ben hayatta ölüm dışında bir acının olabileceğine inanmıyorum, çünkü karşısında çözüm bulamayacağım tek şey o. Ama onu elemişiz zaten.

Aşk acısına gelince..Amacım çok cooldum falan demek değil ama hiç aşk acısı çekmedim, anıra anıra ağlamadan hiç ne gittiğimde ne de gidildiğinde. Aşkından öldüğün adamı en kötü 2 ayda unutursun gider- o kadar bile sürmüyor aslında- ki buna da hayatımın acısı diyemeyeceğim.

Hayatımın en acı olayı mı bilemem ama bana ders veren bir olay yaşadım. Üniversite 1. sınıfın ilk aylarında yüz felci geçirdim. Çok abartılı bir şekilde değildim ama 18-19 yaşındaki bir insan için dünyanın sonu  gibi bir olay olsa gerek aslında. O yaşıma kadar tek başına bırak hastaneyi hiç bir devlet dairesine, fatura yatırmaya bile gitmemiş olan ben ailemden sakladım bir de bunu. Nasıl o kadar soğukkanlı olabildim, haftada 2-3 kez hastane yolunu tuttum tek başıma, bi yandan derslere gittim hatta konserlerden bile geri kalmadım - ah Kargo ah. Bazen düşünüyorum şu an olsa aynı soğukkanlılıkla yaklaşamam. Neyse acitasyona gerek yok, Bruce Willis gülüşüm sayesinde gayet popüler olduğum bir dönemdi hatta :)


Bana ne öğretti bu süreç onu anlatayım. Ben korkak bir insandım ama aslında güçlü bir insan olabileceğimi ve kendimi idare etmek için başkalarına pek ihtiyacım olmadığını gördüm.
Arkadaş seçiminde verdiğim kararların ne kadar doğru olduğunu anladım hala ailemden ayrı tutmadığım dostlarım sayesinde. Ben aynada kendimi görüp hastaneye gitmeden bile giyinip, saçımı başımı toplarken pijamalarıyla soluğu yanımda alan Z.yi nasıl unuturum :)
Ve gerçekten hayatı bu kadar takmamak gerektiğini öğrendim. Zira tamamen psikolojik bir nedenden dolayı bu rahatsızlığı geçirmiştim. Bu hastalıktan beri mottom önce ben. Ben mutlu olmazsam, ben kendimi sevmezsem ve güvenmezsem hiç kimseye zerre faydam olmaz.

ps. Şu an gayet simetrik bir yüzüm var merak etmeyin :)

3. Yurt dışında görmek istediğin bir yer var mı?
Olmaz mı? Elimden gelse şu dünyada adım atmadık yer bırakmak istemem. Ama şimdilik Amerika'nın üç eyaleti ve bir kaç Dubai seyahati dışında bir yere gitmedim. Aslında niyetim gitmek değil yaşamak. Üniversiteye başlarken tüm eylem planım bunun eksenindeydi. Ama kısmet değilmiş.

Bu aralar yine yurtdışına göç etme isteğim geri gelmedi desem yalan olur. A.'nın aklına giriyorum ara sıra ama hadi hayırlısı :)

Ama Tomorrowland için Belçika'ya gitmezsem gözüm açık gider şu dünyadan :)

4. Hayatının kitabı ne?
Çok zor bir soru. Tek bir kitaba hayatımın kitabı demek okuduğum ettiğim o kadar şeye haksızlık gibi geliyor.

5. Koleksiyonun var mı? Varsa ne?
Makyaj koleksiyonu sayılıyor mu :)
Üniversite zamanından kalma bir kaç TBlık dizi+film+müzik arşivim var ama yıllardır yüzüne baktığım yok.

6. Hangi enstrüman olmak isterdin?
Kanun, ud gibi çalgılardan biri olmak isterdim sanki :)

Mmmm, kimleri mimlesem acaba?

Mor Rimel
Maya
Ponti 

Ebe!

3 Temmuz 2014 Perşembe

Beni "Mim"lediler Sen Kaç! #3

Severek takip ettiğin, zevk ve düşüncelerini kendime çok yakın bulduğum Mor-Rimel beni mimlemiş. Sadece 4 sorudan oluşan bu mime kayıtsız kalamadım tabi :)

1) Arkadaşınız saçlarını boyatmış, hiç yakışmamış. Nasıl olmuş? diye sorunca ne dersiniz?
Ben gerçekten arkadaşım dediğim kişilerin bana açık olmasından yanayım. Giydiğim şey beni olduğumdan kilolu gösterdiyse, saç rengim olmadıysa vs. bana söylesin isterim. Hal böyle olunca yakın arkadaşlarım söz konusu ise bu konularda ben de onları uyarıyorum ki bu saç mevzusu için de geçerli. Ama tutup da bir ofis arkadaşıma diyemem yani bu saç rengi olmamış, Cennet Mahallesi'ndeki Sultan'a benzemişsin diye :)



2) Evinizde hangisinin olmasını istersiniz?
Evimde bize eşlik edecek bir canlı olarak tabi ki bir köpek istiyorum mümkünse golden olabilir :) Ama bahçeli bir evde oturana ve işten güçten, diğer uğraşlardan ona vakit ayıracağıma emin olana kadar bu imkansız görünüyor. Apartman dairesinin sadece köpekler değil diğer canlılar için de uygun olmadığı kanaatindeyim. İzmir'de olup da evinde Sibirya kurdu besleyeni gördüm şaka gibi. Hayvanları seviyoruz derken gerçekten daha düşünceli olmak gerek.


3) İntikam:
a- soğuk yenen bir yemektir;
b- tatlıdır
c- gereklidir
d- gereksizdir
e- diğer: açıklayın

İntikam, tatlıdır ve gereklidir. Bir Amanda Clarke olup intikam planları yapmam, ama şu dünya düzeninin bir şekilde intikamımı alacağına inanırım :)

4) Ülkeyi kötülerden temizlemek için hangisi olmak isterdiniz?
a- Bir süper kahraman
b- Kill Bill'deki 'gelin'
c- cezalandırıcı
d- Diğer:açıklayın

Ah çocukluğumdan beri çizgi romanlarına, çizgi dizilerine ve filmlerine hastası olduğum Batman'den başka isim gelmiyor aklıma :)

Kimi seçeyim bilemedim ama bu postu okuyup yapmak isteyen herkesi mimlemiş olayım ben de :P

2 Nisan 2014 Çarşamba

Beni "Mim"lediler Sen Kaç!

4 yıllık bloggerim ilk kez bir mim yapıyorum çünkü aynı gün pek sevdiğim yazarlar Kızlı Erkekli Kedili ve O da var, Buddha beni okumadan geçmedikleri bloglar arasında gösterince bu sevgi seline karşılık vermezsem olmaz dedim :)

Çok sevdiğim moda, makyaj,yemek blogları var adlarını tek tek saysam burası yetmez o nedenle tercihimi benim gibi her telden çalan, içinden geldiğini yazan bloglardan yana kullandım. Genelde pek yorum yapmıyorum ne yalan söyleyim ama aşağıda bahsi geçen bloglara yorum yapmadan geçersem içime dert oluyor

Şöyle bir huyum var bir blogu okurken yazanını hiç tanımasam da kafamda şöyle bir insan, şunları sever diye düşünüyorum. Yazılarını okurken aklımdan şarkılar geçiyor. Şimdi bazıları-o kendini biliyor- bu mimi yaparken standartları yükselttiği için ben de onların yazıları bana en çok hangi şarkıyı hatırlatıyor paylaşayım istedim :)

Kendisi ile az da olsa yüzyüze görüşme fırsatı buldum. Dünya tatlısı bir insan. Saçlarının da hastasıyım :) Blogu da kendi gibi cıvıl cıvıl.


Yine bir blogger buluşması sayesinde tanıştık. Her ne kadar orada pek vakit geçiremesek olsak da blogunun ve instagramının sıkı takipçisiyim. Hala o enfes muffinlerini denemedim içime dert oldu :)



Ben köpek insanıyım ama bu blogdan sonra saf değiştirebilirim :) Hem duyarlı hem de eğlenceli bir blog. Mutlaka göz atın :)




Benim gibi her telden yazanlardan. Makyaj,saç,gündem,spor,sinema aklınıza ne geliyorsa o konuda yazıyor, hem de güzel yazıyor.



Yeni tanıdım da kendisini böyle kıpır kıpır bir kız çocuğu izlenimi yaratıyor bende. Dobralığına, lafı eğip bükmeden pat diye söylemesine bayılıyorum.



Ah şimdiki adıyla Maya da geç bulduklarımdan. Erdal Öz seviyormuş benim gibi o da, ondan daha bi sevdim. Kah içini döküyor kah sitem ediyor blogunda. Okumadan geçmeyin onu da :)




Bu kadar çiçeğin arasına bir böcek lazımdı tabi :p Hakkında diyecek şeylerim çok ama adam ne yazsa güzel yazıyor gidin okuyun derim. Ama şunu belirtmezsem kendisine haksızlık etmiş olurum gerek yazdıkları, gerek kullandığı görseller ya da başlıklar olsun ince bir zekanın ürünü. Keyifle okuyoruz kendisini.Son yazılarını değil ama eskileri okurken aklıma bu şarkı geliyor hep :p