Cuma gecesi evde pineklerken hem yolunuz düşerse aklınızda olsun hem de eski günleri yad edeyim diye Hooters deneyimimden bahsedeyim dedim.
Los Angeles'da Staples Center gezimizden sonra açlıktan ölmek üzere olduğumuzu fark eder etmez yemek yiyecek yer bakarken yolun karşısındaki Hooters'ı görünce hadi bir şans verelim en azından bir klişeyi gerçekleştirelim istedik.
Bilmeyenler için açıklayayım ki Hooters seksi kızların büstiyerler ve kısacık şortlarla size servis yaptığı bir fast food restoran zinciri.
Öncelikle bizimle ilgilenen garsonumuz Amber melez, orta boylu ama gayet yuvarlak hatlı bir kızdı hakkını yemeyim şimdi :) Epey ilgilendi, bak şuraya mutlaka uğra diye çeşitli turistik yer ve alışveriş noktalarının yerlerini bile yazdı, tarif etti bana. Gayet sıcakkanlı kızlar, nasıl anlatsam yılışık değil ama işveliler :) Pek sallamayacaksınız ama yemeklerden bahsedecek olursak çoğu kişi aman kanatlar şöyle harika böyle lezzetli diye övüyor ama ortalama bir lezzette açıkçası. Bir de değişik bira kokteyleri yapmışlar ama pek sevmedim bence klasiklerden şaşmamak lazım. Ha McDonalds ya da Burger King yerine kesinlikle tercih edilebilir.
Bir de bu mekanda doğumgünüzde giderseniz tüm seksi garsonlar başınıza toplanıp size doğumgünü şarkısı söylüyor falan. Kocaya istersen doğumgünün diyim gelsinler başında şarkı söylesinler dedim ama yanaşmadı :)
Bir ara Türkiye'ye de açılacak dedikodusu vardı açıldı mı bilmiyorum. Aslında her yerdeki şubesi de farklılık gösteriyor. Örneğin Las Vegas'taki kızlar daha bir cüretkar diyim artı oradaki Hooters'in otel ve casinosu da mevcut.
Amerika'ya giderseniz bu farklı ortamı görmek lazım. Gayet aile restoranı kıvamındalar aslında önyargılı olmayın derim :)
Los Angeles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Los Angeles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mart 2014 Cuma
Bir Amerika Klasiği : Hooters
10 Ocak 2014 Cuma
2013'ten Geriye Kalanlar: Amerika Gezisi
Tembel bir insan olduğumdan 2013'te yazmayı düşündüğüm ama yazamadığım yazıları böyle bir başlık altında toplamaya karar verdim. İlk sırayı Temmuz ayının sonlarında yaptığım kısa süreli ABD gezisine verdim. Katılmam gereken bir konferans nedeniyle Las Vegas'a gitmem gerekince fırsat bu fırsat dedik ve aklımızda olan bir kaç yeri görelim istedik. O nedenle Ankara'dan San Diego'ya uçtuk ve oradan Los Angeles'a geçtik. Ve son olarak da asıl varış noktamız olan Las Vegas'a ulaştık. Tabi daha önceden arabamızı San Diego'dan alacak şekilde ayarlamıştık. Şehirler arasındaki yolculukların hepsini kiraladığımız arabayla gerçekleştirdik.
Önce San Diego'dan başlayalım.Şunu baştan belirteyim ki ben buraya aşık oldum. Gerçekten yaşanılacak bir yer. Lakin hava kapalı olduğundan ve jetlagın etkisinden çektiğim fotograflar pek düzgün değil ki bazı yerlerde fotograf çekmek aklıma bile gelmemiş :(
San Diego gezimize şehrin merkezine inip Gaslamp Quarter'da dolanarak başladık. Gitmeden önce baktık ki ComicCon sırasında oradayız doğal olarak ilk günümüzü oraya ayırdık. Burada zilyon tane fotograf çektim ama hepsini yayınlayamayacağım için bir kaçını seçtim.
O kadar renkli bir etkinlikti ki tüm gün nasıl geçti anlamadım. Rengarenk kostümler, renkli insanlar falan derken gösterime girmeye hazırlanan bir çok filmlerin teaserlarını da özel vanlarda işleme şansı da bulduk. Ayrıca yarışmalar vs. derken dolu dolu bir gün geçirmiş olduk.
San Diego'da ikinci günümüzde ise aklımda kumsallarda dinlenmek vardı bunun için tercihimizi de herkesin övdüğü Coronado Beach'ten yana kullandık ama maalesef havanın azizliğine uğradık. Hava aslında sıcak olsa da çok kapalıydı. Zaten hava kararmadan da Los Angeles'a doğru yola çıktık.
Los Angeles'a vardığımızda akşam olmuştu, aslında yolculuk 2-2,5 saat sürmesine rağmen tüm gün koşturmanın etkisiyle o gün bir şey yapamayacağımıza karar verip dinlendik. Ertesi günümüzü ise Los Angeles'i gezmeye ayırdık. İlk uğrak yerimiz Staples Center oldu. Maalesef maçların olduğu bir dönemde değildik, olsaydık da bilet bulamazdık ya. Staples Center'in içinde Lakers ürünlerinin satıldığı çok büyük bir mağaza var.Yine şanslıydık ki indirim sezonundaydı. Kendimize ve dostlarımıza güzel hediyeler alma fırsatımız oldu. Ayrıca Staples Center'in yakınlarında bir etkinlik vardı. Çok zaman geçti tam hatırlayamıyorum ama akşam bir konser vardı ve öncesinde bir panayır alanı kurulmuştu. Yine renk renk standlar, yarışmalar vs. derken epey oyalandık. Ve acıkan karnımızı bir Amerikan klasiği olan Hooters'da doyurduk :)
Los Angeles'taki ikinci günümüzü ise Hollywood'a ve Beverly Hills'e ayırdık. Bir turistin yapması gereken şeyleri yapıp bal mumu müzesi, walk of fame vs. gibi yerleri gezdik, gördük. Çok klişe olan bu kısmın pek anlatılacak bir şeyi yok anlayacağınız :) Ve buradan ayrılıp Las Vegas'a doğru yola koyulduk ama bu yolculuk epey uzun sürdü- yaklaşık 5 saat.
Vegas'a varıp eşyalarımızı yerleştirir yerleştirmez otelin casinosuna indik. İlk oyunumda 1$ koyup 15$ alsam da büyük oynadıkça çok kayıplarım oldu :( Dikkat ettiyseniz tüm post boyunca hiç alışverişten bahsetmedim çünkü onu Vegas'a sakladım. Civardaki tüm outletleri dolaştım.Her ne kadar belli olmasa da sağ üstteki yerleşim planını bu yüzden koydum ki ne çok mağaza gezdim orada akşamı ettim diye :) Akşamları ise stripe inip civardaki otelleri gezdim ve tabi doğal olarak en sevdiğim Ocean's Eleven ile hafızalarımıza kazınan Bellagio oldu :) Yalnız içine bakar mısınız hiç beğenilmeyecek gibi mi? Bu arada Bellagio'dan konu açılınca otelin önündeki havuzda yapılan su gösterisinden bahsetmemek olmaz. Videosunu editleyebilirsem bu posta ekleyeceğim mutlaka.
Ve Vegas'ta en sevdiğim yerlerden biri M&M store oldu. Şunların sevimliliklerine bakar mısınız?
Ve bu yazıyı Stratosphere otelin kulesinden çekilen bu Vegas strip fotografıyla sonlandırıyorum.
Her ne kadar mecburen kısa olsa da gayet eğlenceli bir geziydi. Özellikle Vegas kısmını önümüzdeki aylarda tekrarlamayı düşünmüyor değiliz :)
Etiketler:
2013ten kalanlar
,
gezi
,
Las Vegas
,
Los Angeles
,
San Diego
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)









