çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2014 Cuma

O Değil De Çocuk Ne Zaman? - Part 2

Önceki yazıyı okumayanları şöyle alalım önce: O Değil De Çocuk Ne Zaman?


Çocuk mevzusu benim için çok hassas bir konu. Evlendik, yeteri kadar gezdik tozduk sıra geldi çocuğa yaklaşımına karşıyım. Tabi ki anne-baba olmak çok önemli bir şey ama maalesef bu sperm denilen halt o yumurtayı döllerken a bunlardan ebeveyn olmaz diye düşünmüyor ve ne kadar bunu söylemek bana düşmese de henüz bırak anne bana olmayı kendinin sorumluluğunu bile alamamış bireyler doğurup  doğurup saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde geziniyor.

Her ne kadar erken evlenmem deyip bu sözümü yutup 26 yaşında evlenmiş olsam da çocuk konusundaki kararlılığımdan kolay kolay döneceğimi düşünmüyorum. Evlenmeden önce de evlendikten sonra da A. ile konuşup bu fikrimi kati bir şekilde dile getirdim. A. babasını 19 yaşında kaybetti. Babası ile arasındaki yaş farkı fazla olduğundan onunla kaliteli zaman geçirmemenin verdiği duygusallıkla çocuk konusunda benden daha hevesli olsa da 30umuzdan önce bize anne-baba sıfatını yükleyecek bir canlı olmayacak bir kaza olmazsa :p

Bu konuda neden bu kadar katıyım -ki bana göre katı değilim sadece dünyada getireceğim bir canlıya önce fiziksel sonra da ruhsal açıdan yetebilecek seviyeye gelme derdindeyim- onu açıklayayım.

Öncelikle pedagojik formasyon almış ya da azıcık canlı gelişimiyle ilgili olanlarınız varsa bir canlının gelişimindeki kritik dönemlerden, ilk 2 yaşın ne kadar önemli olduğundan haberdardır. Eğitim bilimleri derslerinde hocalarımızdan biri bu derste öğrendiklerinizden sonra ailesinden nefret edebilir bazıları demişti. Farkında değiliz belki ama yaptığımız her şey o canlıyı etkileyecek. Olay sadece çocuğu doğurdun, büyüttün, okuttunla bitmiyor sayın okur maalesef. Açıkçası bu yükü almaya şu aklı bir karış havada halimle hazır değilim kesinlikle.

Geri dönüşü olmayan bir eylemden bahsediyoruz. Etraflıca düşünmeden, maddi-manevi kendini hazırlamadan bu yola çıkmak akıllıca gelmiyor. Eve gidince hala bir tencere yemek pişiremeyen, bekar hayatından tam kopamamış insanlar olarak bir anda tamamen sana bağlı bir şey hayatının merkezi olmadan önce o hayatı düzene sokmak şart.

Erken yaşta anne-baba olmak en iyisi, çocuğunla arkadaş gibi oluyorsun vs. diyorlar. Ama 30undan önce baba olanların depresyona girme ihtimalinin daha fazla olduğunu bilmiyorlar. Ayrıca "30 is the new 20" derim, giderim :)

İşin en önemli kısmı kendini zihnen hazırlamak. Şu an 9 ay hamilelik sürecini geçtim en az 6 ay evde olmak bile gözümü korkutuyor. Tamam yeni annelerden biliyorum 6 ay sonra onlar işe başlamak bile istemiyorlar bebeklerini bırakıp ama şu an onu düşünecek seviyede değilim. Artı tamamen bana muhtaç bir canlı ile başbaşa kalmak cesaret işi. A.ya kalsa o çocuk sadece emeceği zaman bana kalacakmış yok her şeyiyle o ilgilenecekmiş ama yok öyle bir dünya biliyorum.

Aslında çocuk yapmanın evlenmeye karar vermekten bir farkı yok . Sırf istiyorum, aşığım başka şeyi gözüm görmüyor ondan gayrı diye evlenmek size mantıklı geliyorsa yukarıdakileri görmezden gelebilirsiniz.

Bunları ve daha neleri neleri düşünüyorum tahmin edemezsiniz. Ama sonra annelere rastlıyorum salmış çocuğunu araba mı geliyor, o çocuk düşüyor mu umrunda olmayan. Hele geçen gün siteden çıkarken çocuğun biri iki araba arasında kaldı, kadın gidip çocuğun elinden tutmak yerine sadece gel buraya diye çocuğa bağırıyor. Dedim acaba biz mi bu kadar abartıyoruz, dünyaya gelen büyüyor mu cidden bir şekilde?

Bu konuda A. benle hemfikir diyorum ama ne zaman bir çocuk görse öyle bir bakışı var ki bazen acaba dedirtiyor bana ama sadece bir kaç saniyeliğine. Hele 6 aylık bir kuzenim var ki beraberken kucağından indirmiyor, her şeyiyle ilgileniyor. Araba koltuğunu yanlış koymuşsunuz diye enişteme akıl veriyor, kuzenim bizim arabadayken gerçekte olduğunun aksine o kadar muntazam araba kullanıyor ki frene bile basmıyor. O benden daha hazır bu çocuk olayına bunu inkar edemem sanırım.

Evliliğimizin ikinci yılını doldurmaya ay kala bebek ne zaman soruları aldı başını yürüdü bu bayram doğal olarak. Allahtan ailelerden bu konuda henüz bir istek ve baskı yok. Hem benim babam dede olmak için çok genç henüz :)


8 Mart 2014 Cumartesi

O Değil De Çocuk Ne Zaman?

Evli olup da bu soruyu duymayan var mı aranızda? Sizin için plan yapanlar,  30dan önce mutlaka doğurcular, birinci gelmeden ikinci için sizi teşvik etmeye çalışanlar, daha neler neler...


İşe gelmeyip hastayım dediğimin ertesi günü hemen hamile misin diye soruyorlar, hele mideni bozmaya gör. Bunu yapanlar torun torba sahibi teyzeler, üçüncüsü yolda bekleyen ablalar değil sadece. Kadın profesör olmuş hala kafasında aynı soru e çocuk ne zaman?
Benim gözümde bu soru büyük bir densizlik ve saygısızlık örneği. Hele cinselliğin bu kadar tabu olduğu bir ülkede bu soruyu nasıl bu kadar rahat soruyorlar aklım almıyor. Bir kere sana ne benim hayatımdan.
Bazen bu sorulara kısırım ya da denedik olmuyor diye cevap verip derin bir vicdan azabı yaşatmayı istesem de yapmıyorum -şimdilik. Ha belki cidden olmuyordur, kadının-adamın yarasına neden tuz basıyorsun arkadaşım ne hakkın var buna. Ya de nereden biliyorsun anne-baba olmak istediğimizi. Belki hazır değiliz belki hiç istemiyoruz, daha evlilik cüzdanını verilirken en az 3 çocuk denilen bir ülkede bunu kimsenin anlayacağını sanmıyorum ama!


Ne diyelim kadına soyunun devamı için damızlık insan muamelesi yapan, kadın demeye utanıp bayan bayan diye dolanan, en temel hakkımız yaşamı ve özgürlüğü bile çok gören bu toplumda ne kadar kutlu olur bilinmez ama 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun!